Nesillerarası aktarılan bir anlatı türü olan masalın, özellikleri arasında ön plana çıkanlar çoğunlukla yer ve zaman açısından belirsiz oluşları, gerçekdışı ögeler ve hem açık hem örtük anlamlar içermeleridir. Bu noktada zaman ve mekanla sınırlanmayışı, rasyonaliteden uzak oluşuyla masallar bilinçdışını çağrıştırır. Yazının ilerleyen bölümlerinde aktarılacağı üzere bu durum çağırışımla kalmaz, masallar bizi aynı zamanda oraya bir yolculuğa da çıkarır.
Masallar eğlendiren, keyif veren, öğreten, zenginleştiren yönleriyle hayatımızda hep olmuşlardır. Sanatsal yönleri göz önünde bulundurulduğunda psikolojik etkilerinden söz etmemek mümkün değildir. Psikanaliz için de masallar her zaman ilgi ve merak konusu olmuştur. Freud masalların önemini yazılarında vurgulamış ve masallara bilinçdışını anlamak için bir araç olarak başvurulabileceğini söylemiştir. Aynı yazılarda rüyalar, masallar ve bilinçdışı düşlemler arasında ilişkileri çalışmıştır. Daha sonraları psikanalist Bruno Bettelheim bu ilişkilere çocuk gelişiminde ve çocukların ruh sağlığı açısından masalların olumlu rolüne dair görüşlerini destekleyecek şekilde bakmıştır ve masalların bu açıdan önemini vurgulamıştır.
Psikanalitik açıdan masalların önemi nedir?
Bettelheim’e göre psikanalitik açıdan bakıldığında büyümenin getirdiği bağımlılıktan, kardeş rekabeti, ödipal karmaşa gibi problemler çocuğun bilincinde olanı anlamasını ve bilinçdışında olanlarla da başa çıkmasını gerektirir. Bu noktada bilinçdışında olanlarla rasyonel bir şekilde karşılaşmaktansa bu materyali düşlemlerde, masallarda farklı boyut, form ve yapılarda keşfetmek onu daha başa çıkılabilir kılar. Masallar hem bilince hem de bilinçdışına hitap eder. Ebeveynlerin yaygın kanısının aksine çocuğun kaygılı, öfkeli ve hatta yıkıcı düşlemlerinin uzakta tutulması gerçekliğin reddidir ve çocuğu büyük bir ikilemde bırakır. Baskın kültürde insanların karanlık taraflarının mevcut olmadığı inancı bu kanıyı besler. Ancak çocuklar her zaman ‘iyi’ olmadıklarını veya olamadıklarıyla yüzleştiklerinde bu durum ebeveynlerinin ve toplumun söyledikleri karşısında kendilerinde özel bir kötülük barındırdıklarını düşündürtebilir. Bu açıdan masalların zorluklar karşısında mücadelenin, çatışmaların kaçınılmaz ve insanın ve yaşamın bir parçası olduğunu söylemeleri önemlidir. Masalların ölümden, karanlıktan korkmak, sevilme ihtiyacı, varoluşsal meseleler gibi en derindeki çatışmalara ve kaygılara hitap etmesi bu içsel deneyimlerin ebeveynler ve dış dünya tarafından geçerli ve değerli görüldüğünü çocuğa hissettirir. Aynı zamanda masallar bu çatışmalara çözümler sunarak ve çocuğun kendi çözümlerini üretmesine alan tanıyarak çocuğa iç dünyası ve dış dünyasında rehberlik ederler.
Masalların faydası nelerdir?
Masalların birçok düzeyde anlamlar içermesi de çocuğun iç dünyasını zenginleştirerek kişiliğinin gelişimine katkıda bulunur. Her çocuk masallardan kendi kişisel anlamlarını çıkaracaktır. Hatta bu anlamlar farklı zamanlarda ihtiyaç ve ilgiler değiştikçe farklılıklar gösterecektir. Aynı zamanda kendi kişilikleriyle ilgili yeni keşifler de olacaktır. Masalların çocuğun iç dünyasıyla etkileşiminin doğal bir parçası olarak iç dünyadaki deneyimler masallar sayesinde dışa yansıtılır. İç dünyadaki kaygı, öfke, yıkıcı dürtüler gibi deneyimlenmesi ve anlamlanması zor olan kısımlar masallarla dışsallaştırılır ve daha kontrol edilebilir bir hale gelir. Bütün yıkıcı duygular bir cadıda, korkular bir kurtta toplanır. Bilinçdışında kişiye ve etrafına zarar verebileceği ihtimali yüzünden bilince gelmesi kabul edilemeyenin masalda yer bulması bu yönden önemlidir. Kişiliğimizin diğer özellikleriyse diğer karakterlere atfedilir. Özdeşleşim yoluyla kişi istediği şekilde oyunlar oynar. Bu şekilde masallar iç dünyanın karmaşıklığının sahne bulabilmesine olanak sağlar.
Yazar: Nurbanı Küçükaşçı, Stajyer Psikolog
Düzenleyen: Gözde Özbek, Uzman Klinik Psikolog
Referanslar:
Bettelheim, B. (1976). The uses of enchantment: The Meaning and Importance of Fairy Tales
(1st ed.). New York: Vintage Books
Freud, S. (2001). The occurrence in dreams of material from fairy tales. In Strachey J. (Ed. and Trans.). The Standard Edition of the Complete Psychological works of Sigmund Freud (Vol. 12, pp. 280 – 287). London: The Hogarth Press. (Original work published in 1913)






